Sık KuLLanıLanLara EkLe   AçıLış SayFaN Yap
- -
- -
 
 
..wWw.iLahiciLer.CoM.. Türkiye'nin 1 numaraLı onLine iLahi dinLeme portaLına hoşgeLdiniZ..

Katip ÇELEBİ

(1608 - 1656)
 

Asıl adı Mustafa olup, 1608 (H.1017)'de İstanbul'da doğdu. Babasının adı Abdullah'tır. Babası, Osmanlı devlet ve siyaset adamlarının yetiştirdiği Enderun mektebinde tahsil görerek yetişmiş bir askerdir. Mustafa bin Abdullah, ordu kâtipliğinde bulunduğu için ulema ve halk arasında kâtip Çelebı diye tanındı. Hacca gittiği ve başmuhasebeci ikinci halifesi olduğu için Halife ismiyle meşhur oldu. Babası dindar bir zat olduğu için bes-alti yaşlarında onu ilme teşvik etti. O da imam İsa Halife-i el-Kırımi'den ı Kerim ve tecvid dersleri almaya başlad!. On dört yaşına kadar çe­şitli hocalardan din ve fen ilimleri tahsil etti.

 On dört yaşında Anadolu muhasebesi kalemine kâtip oldu 1624 yılında babasıyla birlikte Tercan, bir sene sonra Bağdat seferine çıktı. Dönüşte babası bir müddet Diyarbakır'da kaldı. 1627-1628'de Erzurum kuşatmasına katıldıktan sonra istanbul'a geldi ve yaklaşık iki sene, Bağdat seferine ka­tılana kadar Kadızade'nin derslerine devam etti. 1630 Bağdat kuşatmasın-da ordunun defterini tuttu. Seferden sonra tekrar İstanbul'a dönerek Kadı-zade'nin derslerine devam etti. 1633-1635 Halep seferinde hacca gitme fırsatı buldu. Dönüşte bir kış Diyarbakır'da kalıp oradaki alimlerle görüştü 1635 senesinde sultan Dördüncü Murad Han ile Revan seferine katıldı On sene kadar çeşitli savaşlarda bulunduktan sonra İstanbul'a döndü ve kendi­sini tamamen ilme verdi.

 Kendi ifadesiyle "cihadasgardan (küçük cihad), cihadekbere (büyük cihad)" döndü. Halep'te bulunduğu sırada sahaf dükkânlarını dolaşmış, birçok kitap toplamış, İstanbul'a dönüşünde bunları okumaya başlamıştı. Ha­lep'te isimlerini not ettiği fakat alamadığı kitapların birçoğunu da zengin akrabalarından birisinden miras kalan parayla satın almıştı.

 A'rec Mustafa Efendi, Ayasofya dersiamı Abdullah Efendi ile Süleymaniye dersiamı Mehmed Efendi'den ders aldı ve A'rec Mustafa Efendi'yi kendisine üstad edindi. Bir taraftan kendisi öğrenirken, diğer yandan birçok talebeye ders verdi.

 1645'te Girid Seferi münasebetiyle haritaların nasıl yapıldığını tetkik et­ti ve bu konuyla ilgili yazılan eserlerde çizilen haritaları gördü. Bu arada, memuriyetten ayrıldı ve üç yıl vazife almadı. Bu üç yıl içinde bazı talebe­lerine çeşitli konularda dersler verdi. Yine bu zaman içinde ani olarak hastalandığı için tedavi çarelerini aramak maksadıyla tıp kitapları okudu. Kal­bini kötülüklerden temizlemek, manevi sağlığa kavuşmak için de Esma ve Havas kitaplarını okudu. Din alimlerine olan aşırı sevgisi sebebiyle devam­lı onlarla beraber olmaya çalışırdı. 1648 yılında tekrar memuriyete girdiğin­de, Şeyhülislâm Abdürrahim Efendi'nin en yakın arkadaşlarından oldu ve pek çok eserini bu yıllarda yazdı.

 Mizan'ül Hak adlı eserinde, ömrünün son zamanlarında rüyada Hz. Pey­gamberi gördüğünü, kendisine akli ilimler yanında dini ilimler de öğrenme­sini emrettiğini yazar.

 Takvim'üt Tevarih (Tarihlerin takvimi) adlı eseriyle Şeyhülislâm Ab­dürrahim Efendi'nin desteğini kazandı ve veziri azam Hoca Mehmed Paşa tarafından ikinci halifeliğe tayin edildi (1648). Ayrıca, Abdürrahim Efendi, Mizanü'l Hak adlı eseri hakkında "faydalıdır" diye fetva verdi.

 Kâtip Çelebi, 1656 senesinde vefat etti. Kabri, Vefa'dan Unkapanı'nda-ki Mahmudiye (Unkapanı) köprüsüne inen büyük caddenin sağ kenarındadır.

 Kâtip Çelebi, çalışkan, iyi huylu, vakarlı, az konuşan, çok yazan biri ola­rak bilinir. Arabi, Farisi yanında Lâtince'yi de bilirdi. Osmanlı devletinde Batı ilmiyle en fazla ilgilenen, Doğu ilmiyle mukayesesini ve sentezini ya­pan ilk Türk ilim adamlarından biridir.

 

 
SoHbeTe BağLanMak içiN AşaĞıdaki BaNNeRe TıkLayıNıZ...
 

Değerli ziyaretçilerimiz;
Bu hizmeti sizlere sunmamızdaki asıl amacımız,sizlere bu güzel eserleri tanıtıp içlerinden beğendiğiniz sanatçılarımızın eserlerini almanıza vesile olmaktır. Tanıtım amaçlı parçalar yayınlıyoruz.Yine de burada eserleri tanıtılan sanatçıların istekleri halinde söz konusu dosyalar siteden kaldırılacaktır.
Bu sitede hakları olan (başta sanatçılarımız olmak üzere)  ve emeği  geçen herkese Teşekkürlerimizi sunuyoruz. UnutMayınız ki SizLer destek oldukça bu güzel ilahilerin devamı gelecektir.

  islami sohbet ilahi dinle ilahiler ilahi dini sohbet islam

 

© copyright 2008-2009 iLahiciLer.CoM Desing By ZaLiM